Daha önce bir
yazımda da belirtmiştim. Önce bir hakkı teslim
edelim. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep AKDAĞ,
Hükümetin yüzünü ak edecek çapta projeleri
hayata geçiriyor,hükümetin en başarılı bakanları
arasında zikrediliyor.Bakan düzeyindeki siyasi
şahsiyetler, bulundukları makamın kendilerine
yüklediği genel görevlerin yanı sıra, mahalli
icraatlarıyla da mercek altındadırlar. Genel
hizmetlerde hak ve adalet ilkelerine riayet
ederken, bir yandan da mahalli ihtiyaçları
gözetmek ince ayar isteyen bir iştir. Bir
yönetim ve siyaset sanatıdır.
Sağlık bakanının
çalışmalarını değerlendirirken bu hususu göz
ardı etmiyoruz ve Türkiye'nin ağır sağlık
sorunlarını omuzlamış bir siyasetçi sıfatıyla,
Erzurum’a yönelik çabalarını gönülden
destekliyoruz.
"Erzurum'u Sağlık
Merkezi yapacağız " vaadi, son yıllarda yerel
seçim programlarının demirbaşı haline geldi. Biz
bu tanımlama yerine "Sağlık Şehri" kavramını
tercih ediyoruz. Evet, Erzurum'un bir sağlık
şehri olabilme potansiyeli mevcuttur. Erzurum’u
sağlık şehri yapmanın yolu, ilçe hastanelerine
hurda ambulanslar yahut gıcır gıcır cenaze
arabaları tahsis etmekten geçmiyor. Ya da parti
referansı sağlayabilmiş kişilerin hastane müdür
yardımcılığı, başhekim yardımcılığı gibi
görevlerle taltif edilmesi böyle bir misyonla
bağdaşmıyor. Sayın bakanın bu tür kişisel ve
gündelik taleplere mesafeli duruşunu, dar bir
çevrenin eleştiri konusu yapmasına rağmen biz
olumlu karşılıyoruz.
SAĞLIKTA CAZİBE MERKEZİ OLMAK İÇİN ÖNCELİKLE
SAĞLIKLI ŞEHİR OLMAK LAZIM…
Erzurum'un
Gelişmesinde Sağlık Sektörünün öncü rol
oynayabilmesi için büyük ve kalıcı yatırımlara
ihtiyaç var. Bu nedenle, Sağlık Bakanı Prof. Dr.
Recep AKDAĞ’DAN geleceğe yönelik büyük YEREL
hizmetlere imza atma çabalarını destekliyoruz.
ÇAT yolunda yapımına başlayan modern hastaneyi
buna örnek verebiliriz. Başta Üniversite
Hastaneleri olmak üzere, mevcut Devlet
Hastanelerinin sağlık hizmetleri açısından
bölgesel bir cazibe merkezi haline gelmesi ve bu
hastanelerin süratle daha çağdaş hale
getirilmesini gerekli görüyoruz. Bu konudaki
önerilerimizi aşağıda tekrarlayacağız.
Hızlı nüfus artışı,
sistem sorunları, sevk ve idare eksikliği, hekim
hasta ilişkisinde başka faktörlerin ön plana
çıkması gibi genel aksaklıklar bizim
hastanelerimizde de kendini hissettirmekte.
Dolayısıyla bütünüyle pembe bir tablodan
bahsedemeyeceğiz. Ancak, teknolojik yenilikleri
takip, hekimlik kalitesi, ayakta ve yatarak
tedavi sonrası başarı yüzdesi itibarıyla
hastanelerimizin gün geçtikçe iyiye gittiğini
söyleyebiliyoruz.
Peki bu iyiye gidiş,
tüm sorunların halledildiği anlamına mı geliyor.
Kuşkusuz hayır.
Şehrimizin yıllar itibarıyla
sağlık hizmetlerindeki durumunu
değerlendirebilmemiz için bazı temel kıstaslara
göz atmamız gerekiyor.
-
Erzurum yıllar
itibarıyla, temel sağlık hizmetleri ve birinci
basamak sağlık hizmetlerinin kalitesi ve
yaygınlığı bakımından düzenli bir gelişme
gösterebilmiş midir?
-
Bu alanda diğer
illerle mukayese ettiğimizde karşımıza nasıl bir
tablo çıkıyor?
“Erzurum’un Sağlık Şehri
Yapılması”, şehrin son 20 yılında dillerden
düşmeyen büyük hedeflerden biridir. Birçok
siyasi şahsiyetin “beyanat kalkınmacılığı”
paketinde yer alan bu konu gerçekten şehrin
ekonomik geleceğinde belirleyici bir rol
oynayabilir mi?
Erzurum’un sağlık şehri haline
getirilmesi için, bölgenin tedavi ihtiyaçlarını
tesis ve hekimlik düzeyi olarak karşılayabilmesi
gerekir. Bu alandaki talebin tespiti ve bu
tespit doğrultusunda gerekli planlamanın hızlı
bir şekilde yapılarak tesisleşme ve personel
açısından eksikliklerin giderilmesi lazım.
Sağlık hizmetlerinin planlanması
ve programlanması amacıyla geliştirilmiş çağdaş
ölçütlerden yararlanılarak eksiklikler
giderilirse Erzurum'un “sağlık şehri" haline
getirilmesi hedefi boşlukta kalmaktan kurtulmuş
olur.
Erzurum’u Sağlık şehri yapmanın
ilk adımı kuşkusuz “ ERZURUM’U SAĞLIKLI ŞEHİR
YAPMAKTIR”…
Sağlıklı şehirden kastımız ne?
Sağlıklı şehir, şehir sağlığı
bilincinin yerleşmesi ile mümkün.
Şehir sağlığı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa
Bölgesi için giderek artan önemde ve ilginç bir
faaliyet alanıdır. Bir şehirde;
-
Yoksulluk,
-
Şiddet, sosyal dışlanma,
-
Kirlilik,
-
Standardın altında olan barınma,
-
Orta ve genç yaştaki insanların karşılanamayan
ihtiyaçları,
-
Sağlıksız yerleşim planlaması,
-
Sürdürülebilir gelişme konusundaki sorunlar
Çözüme kavuşturulmamışsa, o şehirden sağlıklı
bir kent olarak bahsetmemiz mümkün değil. “
Erzurum Sağlık Merkezi yapılacaktır… “
taahhüdünde bulunanların, öncelikle bu sorunlar
üzerinde durarak şehri “sağlıklı şehirler”
arasına sokmaları gerekiyor. Demek ki bir kentin
sağlıklı kent haline getirilmesi sadece sağlık
sektörünün geliştirilmesiyle ilgili değil,
topyekun kalkınmasıyla da birebir ilişkili bir
durumdur.
Erzurum’un sağlık stratejilerini tespit ederken
öncelikle şehrin “sağlık profilini”
bilmemiz lazım. Şehir halkının sağlığı ile
ilgili doğru, güncel, tarafsız ve bağımsız
bilginin sağlanması ve ona göre çözüm
arayışlarına girişilmesi atılacak ilk adım
olmalıdır.
Erzurum’un sağlık politikalarını yerel bazda
inceleyen ve planlayanların Dünya Sağlık
Örgütünün “Herkes İçin
Sağlık stratejisini” iyi
incelemelerini ve yerel duruma adapte etmelerini
öneriyoruz.
Şehrin sağlık alanındaki hedef,
plan ve stratejilerini ele almadan önce, temel
sağlık verilerine birlikte bir göz atalım. Daha
sonra da “neler yapılabilir?” sorusuna satır
başlarıyla değinmeye çalışalım. Şehrin temel
sağlık alanlarındaki gelişim seyrini göz önüne
getirirken bazı istatistiklere de yer verelim.
SAĞLIK ALTYAPISI
BAKIMINDAN DURUM
Erzurum birinci ikinci ve üçüncü basamak sağlık
kuruluşlarının tümüne sahiptir. Yatak başına
düşen kişi sayısı yönünden hem bölge hem de
Türkiye geneline bakılırsa kötü durumda
olduğumuzu söyleyemeyiz. Aşağıya konuyla ilgili
rakamları göreceksiniz.
Sektör yetkilileri her fırsatta hastaların en
basit hastalıklarda bile ikinci ya da üçüncü
basamağa direkt olarak başvurmasının buralarda
yığılmalara neden olduğunu söylüyorlar. Bu
durumun kurumların gerçek işlevlerini yerine
getirememelerine neden olmasından yakınıyorlar.
Reform çapında olduğu söylenen son yıllardaki
düzenlemelerle halkın sağlık kuruluşlarına daha
kolay ulaşması sağlandı. Sevk ve hekim
tercihinde, özel hastanelere başvurmada
bürokrasi azaltıldı. Bu alanlarda halkın lehine
uygulamalara geçildi.
Ancak bu gelişmeler beraberinde yeni sorunları
da getirdi. Genel olarak Üniversite, Kamu ve
Özel hastaneleri tedaviden çok kar etme hedefine
yöneldiler. Hasta hekim ilişkisinde “para” hala
kara kedi olmaya devam ediyor. Hekimin
“vicdanıyla cüzdanı arasında sıkışmasının önüne
geçilemiyor. VİCDANLI HEKİMLER bundan büyük
rahatsızlık duyuyorlar. Vicdansızlara ise sistem
mitsem kar etmiyor ve vicdansız hekimlere
“vicdan nakli” tıbbın bugünkü imkânlarıyla kabil
olamıyor! Gerçek tıp adamlarını meslekleri
açısından çok rahatsız eden “hasta – para
ilişiksisi” temel bir sistem ve tıp eğitimi
meselesi olarak karşımızda duruyor.
Geçen yıl Vilayet marifetiyle yaptırılan bir
çalışmada, çalışmayı yapan komisyonun
görüşlerini buraya aynen alıyorum:
|
HASTANELERDE YATAK BAŞINA
KİŞİ SAYISI (DİE)
|
|
1995
|
2000
|
2001
|
|
SİVAS
|
349
|
332
|
326
|
|
ÇORUM
|
708
|
563
|
565
|
|
DENİZLİ
|
440
|
390
|
389
|
|
DİYARBAKIR
|
588
|
605
|
571
|
|
ELAZIĞ
|
548
|
323
|
308
|
|
ERZİNCAN
|
253
|
247
|
241
|
|
GAZİANTEP
|
304
|
243
|
245
|
|
KARS
|
355
|
345
|
349
|
|
MALATYA
|
755
|
627
|
604
|
|
ERZURUM
|
541
|
510
|
241
|
|
“Sağlık kuruluşunun öncelikli amacı kaliteli ve
verimli hizmet sunmak olması gerektiğidir.
Basamaklar arasında kara dayalı bir rekabetin
oluşması sakıncalıdır. Şu anda yaşanan
sorunlardan bazıları bu yaklaşımın bir
sonucudur. Özellikle basmaklar arası hasta sevk
işlemlerinde önemli sıkıntılar yaşanmakta ve
vatandaşlar mağdur olmaktadır. Bazı kurumların
Üniversite hastanesi ile sözleşmesinin
bulunmaması, vatandaşların haklarının ihlalini
doğurmaktadır. Bölgede tedavi olabilme olanağı
bulunan hastaların Ankara’ya ya da diğer illere
gitmesi hem bölgenin gelişimi hem de hastaların
çıkarı açısından olumsuzdur.
Erzurum İli üçüncü basamak sağlık hizmetleri
açısından bölgedeki diğer illere de hizmet
verebilecek konumdadır. Gerek altyapı gerek de
coğrafi konum açısından uygundur. Ancak ildeki
kurumların kuruluş amaçların uygun olarak
geliştirilmesi gerekmektedir. Farklı
basamaklardaki kurumlar birbirinin görevlerini
üstlenmek yerine kendi görevlerini en iyi
şekilde uygulamaya çalışmalıdır. Kurumlar
arasında yarışmadan çok dayanışma ilkesi
benimsenmelidir.
Bölgede sıcak su kaynaklarının varlığı, fizik
tedavi ve rehabilitasyon açısından
değerlendirilebilecek konulardan biridir.
Kısacası basamaklar arasında önemli sorunlar
yaşanmakta ve bunun çözümlenmesi öncelikli
görevler arasında yer almalıdır.”
SAĞLIK İNSAN
KAYNAKLARI BAKIMINDAN DURUM
Erzurum’da sağlık personeli başına düşen kişi
sayısı bakımından ülke ortalamasından geri,
bölge ortalamasından iyidir. Özellikle son
yıllarda şehre atanan hekim ve yardımcı sağlık
personeli sayısında artış gözlenmiştir. Atama
yönetmeliğinde, belli süre hizmet yapmadan tayin
isteyememe ve nokta tayini uygulaması yararlı
olmuştur. Sağlık
Bakanlığının 2007 Bütçe görüşmelerinde yaptığı
sunumdan yer alan tabloları aşağıya alıyorum.
Bu tablolar, insan kaynakları bakımından
şehrin durumunu açık olarak ortaya koyuyor.
Öğretim üyesi sayısı
artıyor, fakülte sayısı artıyor, liseden mezun
olup üniversite kapısında bekleyen öğrenci
sayısı artıyor, hekim ihtiyacı artıyor,öğrenci
sayısı azalıyor.!!!
Bu konu YÖK ve
Hükümetin konusu.Acilen üzerinde çalışılmalı ve
çaresine bakılmalı. Benim
ERZURUM'A İKİNCİ TIP FAKÜLTESİ KURULMASI ÖNERİM
hayal olarak algılanmasın. Erzurum
Tıp Fakültesi böyle bir hizmete öncülük edecek
gelenek,güç ve kadroya sahiptir diye
düşünüyorum. İkinci bir Üniversite hayali
gerçekleşemedi. Mevcut Üniversitenin tez zamanda
yeniden yapılanma sürecine girerek ve müfredat
güncellemesi yaparak ellinci yılına iddialı
girmesini bekleriz.İşsiz ve iddiasız mezun
fabrikasına dönen bölümlerin kademeli olarak
kapatılması, bunun yerine Türkiye'nin, bölgenin
ve şehrin ihtiyacını karşılayacak mezunlar veren
bölümlerin açılması öncelikli hedef olmalıdır.
İkinci Tıp Fakültesi açılırsa bir taşla iki kuş
vurmuş olacağız.Hem ERZURUM'U EĞİTİM ERKEZİ
YAPMA amacına yardımcı olacağız, hem SAĞLIK
ŞEHRİ olma yolunda önemli bir adım atmış
olacağız.
Aziziye Araştırma
Hastanesi gelecek yıl inşallah Üniversite
kampusundaki yeni binasına taşınacak. Yeni
şehirdeki bina boşalacak. İşte ikinci TIP
FAKÜLTEMİZİ burada açabiliriz. Bölgeye, Türk
Cumhuriyetlerine, Irak'a yönelik bölgesel bir
Tıp Fakültesi...İngilizce ve Türk Lehçelerinde
eğitim veren bir fakülte olarak da
planlanabilir. İstanbul,
Ankara ve İzmir'de birden fazla Tıp
Fakültesi var. Erzurum Bölgesel bir ihtiyaca
cevap vermesi bakımından daha da önceliklidir bu
konuda .
|
ÜNİVERSİTE HASTANELERİNE
DÖNER SERMAYEDEN
PERSONEL ALMA YETKİSİ
Atatürk Üniversitesi
Araştırma hastaneleri gerçekten bölgesel bir
hizmet yuvası haline gelmiş bulunuyor.
Övünebiliriz. Burada gerçekten işinin ehli
birinci sınıf hekimler var. En ağır ve
özellik arz eden cerrahi müdahaleler
kolaylıkla yapılabiliyor. Teknolojik donanım
bakımından son derece iyi bir durumda olan
bu hastanelerimizin bir büyük sorununu
müşahede ettim. Araştırma hastaneleri
otelcilik, ameliyat sonrası bakım, yoğun
bakım hizmeti bakımından yeterli değil.
Devletin sıkı personel politikası nedeniyle
yardımcı personel, hizmetli, hemşire alımı
yapılamıyor. Yeterli hastabakıcı yok. Bunun
için bir çıkar yol var: Hastanelere
ücretleri döner sermayeden karşılanmak
koşuluyla eleman alma yetkisi verilebilir.
Bu hem bir istihdam yaratır, hem de
hazineden para çıkmadan önemli bir sorun
çözülür. Edindiğim bilgilere göre,
Üniversitenin döner sermaye gücü buna
müsait. Ancak, ücretler döner sermayeden
karşılansa bile, elemanların sağlık
bakanlığı ve rektörlüğün ortaklaşa kuracağı
bir komisyon tespitinde yarar görüyorum.
Araştırma hastanelerinin yardımcı personel
ihtiyacı gerçekten öncelikli sağlık
hizmetleri arasında yer almış bulunuyor.
Durum sanılanda da fecidir ve bu işin
zararını halkımız çekmektedir. Hizmetli
yokluğundan temizlik yapılamayan, yardımcı
personel azlığından ameliyat sonrası bakımda
sorunlar yaşanan Üniversite hastanesinin
bulunduğu ilden "sağlık şehri2 diye
bahsetmek, ona ilişkin hayaller kurmak biraz
komik olmuyor mu? Üniversitenin parası var,
şehirde işsizlik had safhada, iş bir
yetkiyle halledilecek, halledilemiyor? Adını
koymakta ben zorlanıyorum, siz anlamakta
zorlanmıyor musunuz? Hükümetin bu konuya el
atması lazım.Bunun için de sayın
Milletvekillerimize ve Sağlık Bakanımıza
görev düşüyor...
Bilindiği gibi SSK Hastanesi
yeniden yapılanma çerçevesinde Palandöken
Devlet Hastanesine dönüştürüldü. Bu hastanemiz
çok köklü bir onarımdan geçti. Adeta yeniden
inşa edildi.Hastane; bekleme salonları,
ameliyathaneler, servisler, poliklinikleriyle
birinci sınıf bir sağlık merkezi haline gelmiş
bulunuyor. Hastanede tıbbi teknolojinin bütün
son ürünlerini bulmak mümkün. Bölgeden akın akın
gelen hastaların çoğunluğu, büyük illere sevk
edilmeden tedavi edilebiliyor. Yoğun
çabalarıyla hastanesini örnek hale getiren
tecrübeli başhekimimizi ve ona her türlü destek
ve imkânı sağlayan Sayın Bakanı kutlamak
lazım. Başhekim DR. ALMACI'NIN başarılı
yönetimini ve çalışmalarını da zikretmek lazım.
Erzurum'un yüz akı diğer bir
önemli merkezimiz de Numune Hastanesi.
Uza. Dr. Selçuk BOZHALİL, göreve geldiği günden
bu yana çok iyi bir performans göstererek
hastanesini bölgenin sayılı sağlık merkezi
haline getirdi. Hastane fiziki mekân ve hizmet
kalitesi olarak büyük mesafeler aldı. Arka
bahçede, Çaykara caddesine bakan tarafta yeni
bir bölüm hizmete girdi ve Numune bölgenin en
çağdaş hastanesi haline geldi. Hastanelerde
hizmet kalitesini artırma ve hasta memnuniyetini
sağlamada Başhekimlere önemli bir rol düşüyor.
Palandöken ve Numune Hastanelerimizin yanı sıra
Göğüs Hastanesi, Doğum Hastanesi, Mareşal Çakmak
Askeri Hastanesini, Özel Şifa Hastanesi
idarecilerini de başarılarından dolayı sağlık
kutlamamız gerekiyor.
Ancak bu hastanelerin daha etkin,verimli ve
hasta memnuniyetini sağlayıcı hale getirilmesi
köklü bir değişikliği gerektiriyor. Bu
hastanelerin hemen şimdi alınacak bir kararla
EĞİTİM hastanesine dönüştürülmesi büyük bir
ihtiyaç. Sanıyorum ÇAT YOLUNDA YAPILAN hastane
YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ OLARAK PLANLANDI. Ancak
orası orası hizmete açılmadan, Numune ve
Palandöken Hastaneleri Tek Başhekimlik
idaresinde yapılandırılarak EĞİTİM HASTANESİ
STATÜSÜNE kavuşturulmalıdır. Böyle bir
uygulamaya seçimler öncesinde hemen
geçilmelidir.
İnşası
devam eden 5 yıldızlı Yüksek İhtisas Hastanesi
son yıllarda Erzurum'a yapılan en büyük kamu
yatırımı olacak. Düşünüyor musunuz, tıpkı
Araştırma hastanelerimiz gibi bu sağlık
yuvamızda hem hastalarımız şifa bulacak, hem
hekimlerimiz kariyer yapacak. 400 yataklı bu
hastanenin sadece iç donanımı için 150 trilyon
harcanacağını, hastanenin tamamının 300 trilyona
mal olacağını işitmiştim.Bu büyük eserde Sağlık
Bakanımızın ilgi ve himmetinin payı
büyüktür.Kendisine teşekkür borcumuz var. Diğer
iki hastane ya eğitim yahut yüksek ihtisas
şeklinde yapılandırılıp, bu muhteşem hastanede
bölgesel nitelikli ya onkoloji, ya da kalp
cerrahi merkezi olarak planlana bilir mi?
Sağlık Şehri olmanın yolu, belli bir kaç temel
branşta EN İYİ HASTANELERE sahip olmaktır.
Sıradan hastaneler açarak Türkiye'den , hatta
komşu ülkelerden hasta çekmenin imkanı var mı?
Birkaç ana branşta derinleşen, ihtisaslaşan
hastaneler zinciri yaratmalıyız?
2011 Le parlayan şehrin turizm yıldızına, beş
yıldızlı sağlık hizmetleri kurarak yeni
yıldızlar ekleyebiliriz. Çalışkan,becerikli,
Türkiye'nin sağlık problemlerine neşter vuran
bir Sağlık bakanımız varken yaparsak yaptık
bunları, aksi halde avucumuzu yalarız. Gelin bu
tarihi fırsatı kaçırmayalım:
Erzurum'un sağlık
stratejilerini belirleyenler artık
MEVCUT SAĞLIK MERKEZLERİNDE YENİDEN YAPILANMAYI
gündemlerine almalı ve
mesela kısa ve
orta vadede planlanacak sağlık merkezlerini şu
şekilde tespit etmeliler:
-
ERZURUM ONKOLOJİ MERKEZİ,
-
ERZURUM YÜKSEK İHTİSAS
HASTANESİ YAHUT SAĞLIK BAKANLIĞI ERZURUM
EĞİTİM HASTANESİ,
-
ERZURUM KALP CERRAHİ MERKEZİ
((HİPERTANSİYON
TANI VE TEDAVİ MERKEZİ VE KARDİYOLOJİ
MERKEZİYLE BİRLİKTE)
-
ÇOCUK
SAĞLIĞI MERKEZİ (SAMİ ULUS VE HACETTEPE
TİPİ)
-
ERZURUM AĞRI MERKEZİ
-
ERZURUM TERMAL SAĞLIK MERKEZİ
-
ERZURUM HOMOROİD TEDAVİ
MERKEZİ
-
GEZİCİ SAĞLIK HİZMETLERİ
KOORDİNASYON MERKEZİ